25 Haziran 2013 Salı

OY VERMEK GENEL VEKÂLET VERMEK DEĞİLDİR.

Bir partiye ya da bir kişiye verilen oy "genel vekâletname" vermek demek değildir. Özellikle demokratik rejimlerde oy eşittir vekâlet verme anlamına gelmez. Geliyorsa orada tam olarak demokratik bir kültürden ve sistemden söz etmek mümkün değildir.

Örneğin; İktidara seçimle gelmiş olan bir parti ya da yetkili kişi muhalefete ve muhalif kişilere yönelik olarak “kardeşim sen ne dersen de, biz oraya şunu da yaparız, bunu da yaparız, sana mı soracağız, zaten halk bize bu vekâleti vermiş" dediği an onun “demokrasi bilinci ve kültürünün” bittiği andır.

O halde oy vermek nedir peki?
Oy vermek; "sen ya da siz iktidar için benim uygun gördüğüm kişi ya da partisiniz" demektir. Hepsi budur... Ama bu “ yaptığın ve yapacağın her türlü icraata vekâlet veriyorum, benim adıma ne istersen yap” anlamına gelen bir içerik ve işleyiş demek değildir. 
Literatür bağlamında oy verme ise; egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olduğuna dair demokrasi pratiğin önkoşulu olan "seçme ve seçilme hakkı"  yerine getirilmiş olmasıdır. 

Ama tüm bunlara karşın oy'u alan kişi ya da parti, o söz konusu oy'u "halkın verdiği bir genel bir vekâlet olarak görüyorsa ve bu vekâleti kayıtsız şartsız destek olarak algılıyorsa işte bu, demokrasi işleyişi ile ilgili problematiğin de başladığı nokta anlamına gelmektedir.

Özellikle demokrasiyi kişilik ve kültürel kimliğini oluşturmada içselleştirmiş olan politikacılar halkın büyük kısmının da olsa, kendilerine verilen oyları “istediği ve dilediği her şeyi yapmaya muktedir olma” anlamında değerlendirmezler.

Türkiye'de öncelikle bu algıyı değiştirmek, gerek memleket siyasetinin ve gerekse siyasetçilerin kalitelerini ve işlevlerini olumlu olarak geliştirmelerine önemli katkılar sağlayacaktır.
Bilindiği üzere seçimle de olsa yetki makamına gelenler "muktedir olma” gereği ve dolayısı ile de  “muktedir olmaları" zorunluluğu üzerine koşullanmış durumdadırlar. Oysa "muktedirlik" bireysel olarak demokratik bir tutum ve davranış olmadığı gibi, sistem ile ilgili olarak da anti-demokratik işleyişin ortaya çıkması anlamına gelir.

Ayrıca başka bir nokta; Örneğin iktidar partisine oy verenlerin tamamı; oy verdikleri koşulların gereği gibi düşünmüyor olabilecekleri gibi, bazı konularda oy verdikleri kişiler gibi düşünmüyor da olabilirler. Yani oy verme her koşul ve her konuda aynı düşünceye sahip olma anlamına gelmemektedir. İşte bu gerçekliktir ki; iktidara gelmiş olanların sürekli algılarını açık tutmaları ve eğilimleri değerlendirmeleri gereği ortaya çıkmaktadır.

Bu bağlamda oy veren, oy verdiği kişiye her şeyi gönlünce yapmasına yönelik bir vekâletname vermiş olmaz/olmamalıdır.

Kaldı ki; seçilmişlerin seçildikten sonra kendisini seçmeyenlerin de seçilmişleri olduğunu unutmamaları en temel demokrasi kuralı ve koşuludur. Bunun unutulduğu ya da dikkate alınmadığı sistemler asla demokratik sistemler olarak değerlendirilmezler.


Etiketler: ,

0 Yorum:

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

<< Ana Sayfa