31 Temmuz 2013 Çarşamba

Hatırlayarak Büyümek; Hesaplaşmalar Filminden Bir Replik Üzerine...

Hesaplaşmalar filminde aklımda kaldığınca şöyle bir replik vardı;
"Çocukken bize hep hatırla dediler. Oysa yaşa demeleri gerekirdi"...
Ve bizler, orta ve alt sınıf insanları aynen filmde söylendiği gibi, "hatırlamak" ve "unutmamak" üzerine kurulu  bir yaşam sistematiği ile büyütüldük...
Ve ne gariptir ki; bugün bir çok şeyin farkında olmamıza karşın bizler çocuklarımızdan hala aynı şekilde "hatırlayarak" büyümelerini istiyoruz...
Acıyı, ikinci sınıf insan olmayı, yoksunluğu veya sözüm ona kader diye tanımlanan egemenlerin ahlak düzenini kabullenerek büyümelerini istiyoruz çocuklarımızdan...
Peki nasıl değiştireceğiz o halde bu yaşamı?...
Hep "Hatırlayarak mı?
Yoksa inadına sadece yaşayarak mı?
Unutmayalım; Hatırlayarak yaşamak muhtemelen acılar ile yaşamaktır... Daha kötüsü sürekli tetikte ve yorgun yaşamaktır.
Buna kimsenin hakkı yok... Bizim de...

Etiketler: , ,

5 Temmuz 2013 Cuma

SEÇİMLE GELEN SEÇİMLE GİTMELİ, EVET DE...

SEÇİMLE GELEN, SEÇİMLE GİTSİN... EVET DE; DEMOKRASİLERDE SANDIK ÖNCESİ SÜREÇ SANDIKTAN DAHA ÖNEMLİDİR

"Seçimle gelen seçimle gitmeliymiş, demokrasinin gereği buymuş"...
Tamam...
Ama seçimle gelenin seçimle gönderilmesi için kitlesel eylemler de muhalif toplumun seçim hazırlığı olarak değerlendirilmeli o zaman...
İşte DEMOKRASİ dediğinde budur zaten... 

İktidarın seçimle gitmemek için elinde bulundurduğu olanaklar DEVLET olanaklarıdır ki; baş etmek kolay değildir. Üstelik satın alınmış, satın alınması sağlanmış bir medya ve inanılmaz palazlandırılmış bir sermaye grubu yanında dini argümanlar seçim malzemesi olarak kullanan ayrıcalıklı güç ve olanaklar sahibi olan iktidar ile "iktidar" mücadelesinin neresi DEMOKRATİK BİR MÜCADELE OLABİLİR?

Muhalif topluma sunulan tek olanağın seçim sandığı olması seçim sandığını kutsallaştırmaz, onu demokrasinin en önemli aracı kılmaz.... Seçim sandığı Demokrasinin ve demokratik rejimin bazen göstermelik olabildiği aldatıcı bir argümanıdır sadece... Bir de seçim sandığı sonuçlarının dürüstlüğü meselesi var ki, o apayrı bir durum tabi.

Peki;
Seçimle gelip, yalan dolan ile devam eden,
Halkın uzun süreçli ve sürdürülebilir refahı adına yatırımlar ve sistematik değişimler yerine, uluslar arası işbirliği ile küresel sermayenin gereklerini yerine getirerek, ülkede para eden ne varsa özelleştirerek geçici çözümler üreten,
Sıcak para diye tabir edilen tehlikeli bir dünyanın getirsine bel bağlayan,
Muhalif olan her şeye karşı yasal düzenlemeler getirerek, yasal ama insani olmayan uygulamalar yapan,
Seçimlerde ise, seçim barajı, oy oranlarına göre seçim bölgeleri oluşturma gibi her türlü numarayı (düzenlemeyi) yapan,

Bir iktidarın seçimle gitmesini, hemde istendiği anda gitmesini beklemek DEMOKRASİ oluyor da,

Söz konusu böyle bir iktidarın gitmesi için gösteriler yapmak, muhalif kitlesellik oluşturmaya çalışmak, Protestolar gerçekleştirmek neden DEMOKRASİ olmuyor?

ELBETTE ASKERİ DARBELER OLMASIN... TAMAM SEÇİMLE GELEN SEÇİMLE GİTSİN... AMA SEÇİMLE GELENİ SEÇİMLE GÖNDERMEK İÇİN MUHALİF TOPLUMUN BİRİCİK ARACI OLAN "MUHALİF KİTLESELLİK OLUŞTURMA" ARACI OLAN "KİTLESEL GÖSTERİLER" DE SERBEST VE HAKLI UYGULAMALAR OLARAK GÖRÜLSÜN... DEMOKRASİ DEDİĞİN ŞEY LAF DEĞİL ASLINDA DAVRANIŞ BİÇİMLERİDİR.

İşine gelmeyen mitingleri vandalizm, işine gelenleri milli irade olarak nitelemek Demokratik olamamış olmanın tutumlarıdır.

Demokratik rejimlerin demokratik niteliği; Muhalif toplumların iktidarı değiştirmek adına yapacağı her türlü muhalif etkinliğin (=başkalarının yaşam hakkı ve özgürlüğüne müdahele etmeden) var olması ile doğrudan ilgilidir.

SEÇİM VE SEÇİM SANDIĞI İŞTE O ZAMAN ANLAM KAZANIR.

SEÇİMLE YA DA SANDIK SONUCU GİTMEK YA DA GİTMEMEK İŞTE O ZAMAN DEĞERLİDİR.

Etiketler: , ,