25 Şubat 2016 Perşembe

ÖĞRETMENLİK ÖNCELİKLE ÖĞRETME SEVDASIDIR


Öğretmen "öğretmek" için öğretmen olur.
Öğretme işi öncelikle bir arzudur ve sevdadır çünkü. Dolayısıyla öğretmen olmak isteğinin birincil nedeni ve koşulu öğretme arzusudur. Ya da öyle olmalıdır.
Öğretme isteği ve öğretme becerisi ile birleştiğinde ortaya çıkan şey "öğretme" sanatıdır...
Öğretmen olduktan sonra mecburen ve kerhen öğretenler asla “öğretmen” olamazlar. Olsa olsa öğretme işini maaş karşılığı yapmaya çalışan "öğretme memurları" olurlar.
Öğretmek bir arzu, bir istek, bir zevk ve elbette bir sevda işidir. Öğretebilmek ise hamurda maya ve teknikleri olan becerilerdir. İşte bu ikisi birleştiğinde "öğretme sanatı", bu bu sanatı gerçekleştirenler de "öğretmen" olurlar.
Bunun içindir ki; öğretmen olacaklarda "öğretme aşkı" denilen duygu öncelikli ve sonsuz olmalıdır.
İyi öğretmenler genel olarak öğretmen olmadan önce öğretme sevdasını içinde taşıyan kişilerdir.
Öğretmenlik becerileri öğretmenlik eğitiminde ve mesleğe başladıktan sonra da elde edilen becerilerdir. Ancak öğretmek sevdası ve isteği bambaşka bir şeydir ve iyi öğretmenliğin kapısını aralayan asıl duygu halidir.

Etiketler: ,

13 Şubat 2016 Cumartesi

TEK BAŞINA BAŞLAR HERŞEY

Mesele dünyayı kurtarmak değil, mesele haksızlıklara karşı durabilmek....Tek başına bir şeyleri değiştiremez insan ama kendini çoklaştırır.
Mesele önce adaletsizliği değiştirecek gücü elde etmek değildir, haksızlıklara karşı olabilecek cesareti yaratmaktır. Haksızlıklara karşı duranlar arttıkça adaletsizliğe de sıra gelecektir elbette.
Onun için "ben tek başıma ne yapabilirim ki" dememek gerek...
O tek başınalar bir araya geldiğinde yer yerinden oynar.

Etiketler:

8 Şubat 2016 Pazartesi

YAŞLI OLAN NE VARSA YERİNDE GÜZELDİR


Yaşlı olan hiç bir şeyin yeri değiştirilmez.
İnsanın yaşlısı yer değiştirirse çabuk ölür örneğin.
Yaşlı ağaçların yeri değiştirilirse, tutmaz ölürler çoğunlukla.

Yaşlı olan ne varsa yerli yerinde kalmalıdır.
Yaşlıları yerinden edenlerin ne insana, ne doğaya ne de tarihe saygıları yoktur.
Yeni bir şey ve yeni bir yer demek adı üstünde yeniyi inşa etmekle olur.
Yaşlı olan her şey; dağlar, taşlar, evler, ağaçlar, hayvanlar ve insanlar olduğu yerde güzeldir ve olduğu gibi güzeldir.
Eski ve el değmemiş şehirler neden daha güzeldir?
Yaşlı ağaçlar, yaşlı hayvanlar ve yaşlı insanlar yerlerinde neden daha uzun süre yaşarlar?
Hiç bir şey ve hiç kimse yerinden yurdundan edilmemelidir.
Hayat böyle daha güzel ve daha değerlidir.

Etiketler:

6 Şubat 2016 Cumartesi

SOKAK KADINLA DAHA GÜZELDİR




"Sokak kadını" olmaz, "Kadınların sokağı" olur.
Ve sokaklar kadınlarla daha güzeldir.

Çünkü kadınlar eşitse özgür, özgürse sokaklarda ve her yerdedirler.
Böylece sokaklar da daha özgür ve daha güzel sokaklar olurlar.
Sokakları özgür olan kentler dünyanın en güzel kentleri, kentleri özgür olan ülkeler dünyanın en güzel ülkelerdir.
Eğer "sokak kadını" dediğiniz şey, bedenini meta olarak satan kadınları ve o kadınların sokaklarını anlatıyorsa, ben onu değil, buna neden olan sistemi ve o sistemin aşağılık sahiplerini ve nedenlerini bilirim.
Benim asıl bildiğim, kadınların da en az erkekler kadar sokaklarda ve çoğu yerde olmaları gerektiğidir.
Çünkü sokakları başka türlü daha yaşanılır ve daha güzel kılamazsınız.
En çirkin sokaklar eril sokaklardır.
Dünyanın en güzel sokakları kadınların olduğu sokaklardır.
Çünkü eşitliğin var olduğu her yer daha güzeldir.

Etiketler: ,

HAYAT DEDİĞİN DAHA ÖNEMLİDİR



ÇÜNKÜ HAYAT, SADECE İNSANIN KENDİSİNDEN İBARET DEĞİLDİR.

"Hayat" ve "Yaşam" birbirlerinin yerine kullanılan iki kavram değil...

Yaşam, amaçların ya da hedeflerin peşinde koşmaktan ibaret olabilir. Ya da sadece biyolojik olarak var olmaktan...

Yaşam öyle ya da böyle, iyi ya da kötü, sadece nefes alıp verebilmek meselesidir daha çok.
Bu anlamda "yaşamak" ve "yaşadım" hatta "yaşamım" diyebilmek  kolay.

Ama "Hayat" öyle mi?
Ve "hayatım" diyebilmek.
Ya da "yaşadığım hayat" ifadesini içini doldurarak söyleyebilmek?

Çünkü hayat sadece insanın kendisinden ibaret değil. 
Hayat herkesi ve her şeyi içine alan ve devam eden bir süreç. Ve bu süreçte sadece insanın kendisi yok.

Hayatın içinde insana anlam ve değer katan şeyler kendisi dışında olan şeyler ve o şeyler hayatın ta kendisi.

Dolayısıyla "hayatım" demek kolay bir şey değil.
Hayatım diyebilmek için insanın kendisi dışındakileri de kavrayabilmesi ve onlar tarafından kavranabilmesi gerek.

Ve dahası, insanın kendisi dışındakilere için yararlı olması ve onlar için iş gücü harcaması mutlak koşul. Hayat bir bütün çünkü. Bireyin kendisinden ve kendisi için yaptıklarından ibaret değil.

Onun içindir ki ki; Hayat dediğin önemli ve değerli bir şeydir.
Çünkü hayat tekil değil,çoğuldur.
Çoğul olan her şey daha önemli ve daha değerlidir. 
Çünkü orada "herkes ve her şey" vardır.
Ve insanın kendisi herkesle ve her şeyle birlikte anlam kazanır.

Etiketler: ,