9 Mayıs 2016 Pazartesi

ÖĞRETMEN OLARAK EĞİTİMİN GELECEĞİNDEN UMUTSUZ OLMAK İÇİN NEDENLERİMİZ VAR

Bir üniversitenin eğitim fakültesinde yer alan bir bölümün ikinci sınıfında okuyan yaklaşık 35 öğrencisi "FOLKLOR" kavramını sadece "Halk Oyunları" olarak biliyorsa, buna elbette şaşırmamız değil üzülmemiz gerekir.
Peki çok mu önemlidir bu?
Bakış açısına göre değişir.
Mesele sadece bir kavramın içeriğini bilmek bilmemek meselesi değildir. Mesele üniversitede okuyan öğrencilerin genel olarak entelektüel düzeyidir.
Örneğin bugün dersin "öğretim uygulamasına" mazereti dolayısıyla katılmak istemeyen bir öğrenciye, derse katılmama gerekçesini anlaşılır ve tatmin edici bir cümle kurarak ifade etmesini istediğimde tam beş dakika uğraştık...
Bakınız ilk ya da ortaokul düzeyindeki bir okuldan söz etmiyorum...
Gelinen düzey gerçekten birilerinin tam olarak istediği gibi bir düzeydir.
Bu düzey; Dinleyen, ezberleyen, itaat eden, evet diyen, yararcı, üretmeyen, eleştirel bakmayan, takdir etmeyen ama sürekli takdir görmek isteyen, zora gelmeyen ama zorluk çıkaran bir düzeyden söz ediyoruz.
Özetle ve sorun olarak mesele;
Bundan sonrası süreç "vasatlar rejiminin" sürdürülebilir kılınmasını sağlamak ile ilgilidir ve şimdi vasatlığın önümüzdeki on yıllara hakim olmasının sağlanmasıdır esas olan.
Mesele ciddi ve büyüktür yani..
Demem o ki; Nitelik hızla düşerken, nicelik hızla büyümekte.
Bu hiç iyi değil.
10 yıl, 20 yıl önce endişe duyduğumuz göstergeler bizi bugünlere taşıdı. O günlerde de o öğrenci profilleri bizi endişeye sevk ediyordu.
Şimdi daha çok sevk ediyor.
10 yıl, 20 yıl sonra geleceğimiz nokta asla bugünkünden daha iyi bir durum ya da konum olmayacak.
Umarım ve temenni ederim ki, yanılırım.
Ne yazık ki görüldüğü kadarıyla "eğitim sisteminin" geleceği için umutlu olmak için nedenlerimiz çok fazla değil.

Etiketler:

0 Yorum:

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

<< Ana Sayfa