28 Mayıs 2016 Cumartesi

Hayat ve İnsan


Hayat; Tüm gücü ve iktidarı elinde tutacak, her yere ve her şeye hükmedecek ve sahip olacak kadar uzun değil... Üstelik hayat buna uygun da değil, zaten hayat böyle bir yaşam için değil...
Mal, mülk, para, şan, şöhret, paye.... Hayat bunları yaşamak değil.. Hayat bunlar için çok kısa ve çok anlamlı değil...
Ve fakat aynı hayat; Aç ve açıkta kalarak ve muhtaç olarak yaşamak içinse çok uzun. Bitmez tükenmez derecede uzun... Hayat böyle bir yaşam için büyük haksızlık ve zulüm...
Bir ortası olmalı hayatın... Bir ortası olmalı bu hayatı yaşayabilmenin...

Etiketler:

23 Mayıs 2016 Pazartesi

Hayvanlara Dair 2



"İnsanların önem ve değerinin olmadığı bir ülkede veya toplumda hayvan hakları ile uğraşmak küçük burjuva davranışıdır" gibi düşünce ve yaklaşımlara saygı duymak mümkün değildir.
Çözümü tüm evrensel yaşam hakları bağlamından ayrı düşünmek ve enerjiyi sadece bir alanın kurtuluşu ve hobi olarak söz konusu o alana kanalize etmek elbette küçük burjuva ya da sol sapmacı bir tavırdır.
Lakin var olma ve en iyi biçimde yaşama hakkı tüm canlılar için ortak ve mücadele edilmesi gereken alandır ve her bir alan için mücadele topyekün mücadeleden kopuk olmadığı sürece yararlıdır.
Birinin varlığını ve yaşama hakkını hiçe sayarak diğerinin var olma ve yaşama hakkı için mücadele verdiğini söylemek o mücadeleyi eksik, güdük ve yanlış bir temele oturtmak demektir.
Doğa, hayvan ve insanların var olma ve yaşama hakları aslında birbirinden ayrılan alanlar değildir. Asıl iş ve mücadele tüm dünyayı ve dünyadakileri hesabın içine koyan sınıf bilinçli topyekün yaşam hakkı ve eşitlik mücadelesidir.
Bu eşitlik herkesin diğerinin aynısı olması temelinde bir eşitlik değil, herkesin ve her şeyin diğerini tamamladığı ve işbirliği, yaşama adaletini sağladığı bir eşitliktir.
İnsan daha üstün bir canlı olduğu için diğerlerinin var olma ve yaşam haklarına müdahale hakkını veren din ve inanç sistemleri ne denli sakat ise, nesnel olan her şeyin ve herkesin varolması onu yaşam nedeni ve yaşam hakkı nedeni görmeyen materyalizm ve diğer düşünceler de sakattır.
Her şey ve herkes varolmanın bilinci içinde olmak zorunda değildir.
Ana bilinç bunu kabul etmek zorundadır.
Etmiyorsa kötü bilinç, olumsuz bilinç, kör bilinç, işlenmemiş bilinç ya da özetle "bilgisiz bilinç"ten söz edilebilir.

Etiketler:

Hayvanlara Dair 1



Hayvanlar insanlardan daha az zekiler diye insanlardan daha az yaşama, daha az doyma, daha az mutlu olma durumunda ya da zorunda değillerdir.
Ya da diğer söylemle;
Biz insanlar, hayvanlardan daha akıllı ve daha çok özelliğe sahibiz diye onlara dünyayı dar etme, onları yerinden yurdundan etme veya onlara eziyet etme hakkına sahip değiliz.

Elbette akıl ya da zeka düzeyi, daha farklı bir yaşama olanağına ve düzeyine sahip olmayı sağlar ama daha az zeka sahibi olan canlılara hükmetmeyi ve dahası onlara eziyet etmeyi sağlamaz/sağlamamalıdır.
Unutmayalım ki; duygu zeka düzeyi ile ilgili değil, zeka türüyle ilgili bir gelişim özelliğidir. Hayvanların duyguları bu bakımdan çoğu zaman bizden daha derin ve daha süreklidir.
Örneğin vefa biz insanlardan daha çok onların en önemli özelliği değil midir?

Etiketler:

21 Mayıs 2016 Cumartesi

YOL




Eğer çıktığınız yol yanlışsa, ne zaman ve kiminle çıktığınızın ne önemi var.
Yanlış yoldan doğru bir yere varılamayacağı için ne zaman ve kiminle olduğunuzun da pek bir önemi yoktur.
Ama çıktığınız yol doğru ise, yavaş veya hızlı ilerleyip, ilerlemiyor oluşunuz hiç önemli değildir. Her nasılsa varacağınız yer istediğiniz bir yerdir çünkü.
O yolda yalnız da kalabilirsiniz, hem de uzun süre... Hatta belki bir ömür.
Yol doğruysa ne önemi var.

Etiketler:

19 Mayıs 2016 Perşembe

SUSMAK ÖLÜMCÜLDÜR


Susmanın erdemliliği başka bir şeydir. Susmak sürekli öğütlenerek büyütüldüğümüz ve söylendiği kadar masum ve ulvi bir tavır değildir. Bir ahlak göstergesi hiç değildir. Susmak çoğu zaman güçsüzlük, çaresizlik ve kabul ediş tutumlarının bir yansımasıdır.
İnsan hasta ya da engelli değilse neden veya niçin susar? Ya da susmasının bir başkasının iyiliği ve yararı dışında neden susar.
Büyük bir olasılıkla; Aldırmaz susar, Korkar susar, İhanet eder susar, Nemalanır susar.
Yani susmak ölümcül bir davranıştır. Yaşarken azar azar ölmenin bir başka görünümüdür susmak.
Çevremize baktığımızda her ne sebeple olursa olsun çoğu zaman susmanın ölümcüllüğünü, konuşmanın zalime ve zulme karşı direnmek olduğunu göreceksiniz. Konuşmak bütün eylemlerin ilkidir.
İlk eylem olmadan son eylem olmaz.

Etiketler:

12 Mayıs 2016 Perşembe

KAZANACAĞINI BİLDİĞİN BİR SAVAŞA GİRMEK KOLAYDIR.


Önemli olan kazanamayacağını bile bile savaşlara girmektir. Çünkü bu tür savaşlar bir gün gelip kazanılacak olan savaşların öncelidirler.
Kaybedeceğini bile bile girdiğin her savaş, asıl savaşı kazanacak olanlara cesaret vermek ve kılavuzluk etmek demektir.
Asıl mücadele budur aslında...
Kazanılacağı belli bir savaşın kahramanı olmak kolaydır ve kolaycılıktır.
Asıl olan kaybetmeyi göze alarak girişilen ve kaybedilen savaşların kahramanı olmaktır.
Çünkü her kaybedilen savaş, kazanılacak olan savaşın yol taşlarıdır.
Eğer tarihlerin kırılma noktaları varsa bilinmelidir ki, o kırılma noktalarını yaratanların çoğu, o kırılma noktalarının öncelleri olanlardır.
İşte asıl kahramanlar ve iyi insanlar onlardır.
Bu, bilimden tutun da, sanata, spora ve tüm toplumsal mücadele alanlarındaki devinim ve gelişmelerin hepsinde böyledir.
Alt basamaklar olmadan merdivenin en tepe noktasına çıkamazsınız.
Siz alt basamaklardan birisi olun. Üst basamak olamadım diye hayıflanmayın.
Tarih sizi yazmaz belki ama, aslında asıl tarih sizsinizdir.






Etiketler:

9 Mayıs 2016 Pazartesi

ÖĞRETMEN OLARAK EĞİTİMİN GELECEĞİNDEN UMUTSUZ OLMAK İÇİN NEDENLERİMİZ VAR

Bir üniversitenin eğitim fakültesinde yer alan bir bölümün ikinci sınıfında okuyan yaklaşık 35 öğrencisi "FOLKLOR" kavramını sadece "Halk Oyunları" olarak biliyorsa, buna elbette şaşırmamız değil üzülmemiz gerekir.
Peki çok mu önemlidir bu?
Bakış açısına göre değişir.
Mesele sadece bir kavramın içeriğini bilmek bilmemek meselesi değildir. Mesele üniversitede okuyan öğrencilerin genel olarak entelektüel düzeyidir.
Örneğin bugün dersin "öğretim uygulamasına" mazereti dolayısıyla katılmak istemeyen bir öğrenciye, derse katılmama gerekçesini anlaşılır ve tatmin edici bir cümle kurarak ifade etmesini istediğimde tam beş dakika uğraştık...
Bakınız ilk ya da ortaokul düzeyindeki bir okuldan söz etmiyorum...
Gelinen düzey gerçekten birilerinin tam olarak istediği gibi bir düzeydir.
Bu düzey; Dinleyen, ezberleyen, itaat eden, evet diyen, yararcı, üretmeyen, eleştirel bakmayan, takdir etmeyen ama sürekli takdir görmek isteyen, zora gelmeyen ama zorluk çıkaran bir düzeyden söz ediyoruz.
Özetle ve sorun olarak mesele;
Bundan sonrası süreç "vasatlar rejiminin" sürdürülebilir kılınmasını sağlamak ile ilgilidir ve şimdi vasatlığın önümüzdeki on yıllara hakim olmasının sağlanmasıdır esas olan.
Mesele ciddi ve büyüktür yani..
Demem o ki; Nitelik hızla düşerken, nicelik hızla büyümekte.
Bu hiç iyi değil.
10 yıl, 20 yıl önce endişe duyduğumuz göstergeler bizi bugünlere taşıdı. O günlerde de o öğrenci profilleri bizi endişeye sevk ediyordu.
Şimdi daha çok sevk ediyor.
10 yıl, 20 yıl sonra geleceğimiz nokta asla bugünkünden daha iyi bir durum ya da konum olmayacak.
Umarım ve temenni ederim ki, yanılırım.
Ne yazık ki görüldüğü kadarıyla "eğitim sisteminin" geleceği için umutlu olmak için nedenlerimiz çok fazla değil.

Etiketler:

3 Mayıs 2016 Salı

UMUT VE DÜŞ ÜZERİNE


UMUTLU OLMAK İÇİN NEDENLERİ,
DÜŞ KURABİLMEK İÇİN UMUTLARI OLMALI İNSANLARIN...
Çünkü umutları ve düşleri olmayan;
Çocuklar çabuk büyürler,
Büyükler çabuk yaşlanırlar,
Yaşlılar çabuk ölürler.
Hiç iyi bir şey değildir bu.. Hayat yaşanmaz demektir bir anlamda...
İnsanların umutlanmak için nedenlerini, düş kurmak için umutlarını yok eden sistemler en kötü sistem, insanlar en kötü insanlardır.
İnsanı hava kadar, su kadar, ekmek kadar diri ve yaşam sever tutan şey umutlu olmak ve düş kurabilmektir.
İnsanların her coğrafyada ve her yaşta umutlu olmalarını sağlayacak nedenleri ve düş kurabilecekleri umutları olmalıdır.

Etiketler: ,