Mekan ve İnsan
Mekan ve insan davranışı arasındaki ilişki çok yönlü ve çok farklıdır...
Örneğin, mekânlar büyüdükçe insanlar kendini daha küçük ve önemsiz hisseder.
Mekânlar büyüdükçe, kaybolma duygusu gelişir, etkin olma cesareti ve davranışı geri çekilmeyle sonuçlanabilir.
Ama buna karşın mekansızlık da bambaşka hissedişleri ortaya çıkarabilir. Ki psikolojide boşlukta kaybolmuş gibi olmayla ilgili hastalık dahi vardır.
Buna karşın krastrofobik olan, eni boyu dar ve alçak mekanların korkunç varlığını da biliyoruz.
Mekan ve mülkiyet ilişkisi ve duygusu ise insan ve mekan ilişkisinde bambaşka sosyo-ekonomik bir boyuttur.
Kısaca mekanların büyümesi ile insan davranışları arasındaki ilişki çoğu zaman metafizik, psikolojik ve öğrenilmiş çaresizlik boyutlarında gerçekleşir.
Küçülmesi ise daha çok fiziksel ve nesnel boyutlar ile ilişkilidir.
Bunun yanısıra boş mekan, içi gereğinden çok dolu mekan, sade mekan, geometrik mekan, alçak mekan, yüksek mekan, ışıklı ve az ışıklı mekan ve etkileri şeklinde uzar gider bu mesele..
Mekânlar tam olarak bedensel, ruhsal sağlık ve eğitim meselesidir aslında.
Okullar, hastaneler, spor salonları, hapishaneler, camiler, labaratuvarlar, kütüphaneler vb...
Mekânlar bizi yönetir ve yönlendirir.
Ama onları biz yaparız..
Dolayısıyla mekanları yaparken nasıl yaşayacağımızı da bilerek bilmeyerek kendimiz belirleriz..
Bu bağlamda mekan ve insan ilişkisi konusu önemlidir. Mimarlık düzeyinde olmasa da" mekan ve insan" meselesine az da olsa bilgi sahibi olmakta fayda var.


0 Yorum:
Yorum Gönder
Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]
<< Ana Sayfa