19 Mart 2024 Salı

AVNİ AKAR'DEN VAZGEÇERKEN KENDİNDEN VAZGEÇMEK...

(Bu ağıt içeriğinde bir sitem yazısıdır)
Avni Aker sadece bir stad ismi değildi... Bir coğrafyanın, bir bölgenin, bir kentin ve İstanbul futbol egemenliğine başkaldırışın ve kazanışın somutlaşmış simgesydi..
Yeni ve daha gelişmiş bir stad her kulubün hakkıdır. Ama yerini ve özellikle adını değiştirerek yeni bir stadınız olmaz. Başka bir stadınız olur ama o stad size ait olmaz... Çünkü ruhunu kaybeden bedenini kontrol edemez... Kişiliğin ve kimliğin yerini ve adını bıraktığın yerde kalır çoğunlukla...
Siz yeni ve daha görkemli bir stad kazandığınızı sandınız. Ama Avni Aker adından vazgeçerek, vazgeçilmesine boyun eğerek, tarihsel duruşunuzun son finalini yaptınız.
Böyle yapanlar genelde ifla olmazlar. İnönü ve görece de olsa Ali Sami Yen adına sahip kulüpler için de geçerlidir bu. Kimliği ve kişiğine ihanet edenler genelde iflah olmazlar. Belki kazançlı çıkarlar ama kaybettikleri kazandıklarının yanında çok önemsiz ve değersiz kalır.
Zaten son 30 yıldır o İstanbul egemenlerin içine girmek, onlarla beraber söz sahibi olmak, o düzenin bir parçası olmak için yapmadığınız şey kalmadı. Hatta zaman zaman mafyatik başkanlarınız ile bir adım öne dahi geçtiniz. Futbol yönetiminin en tepesine ve etkili tüm yerlerine adamlarınız geldi. Lakin isyan ederek başardığınız ne varsa, aynısını yapmaya başladınız. Mağdurluktan mağdur etmeye varan bir çizgiye oturdunuz. Bölgecilik, adam kayırmacılık, tehdit, meydan okuma gibi olmadık işlere meylettiniz. Ve haliyle varolma nedenlerinizi kaybettiniz. Sözde sisteme entegre olarak, varolmaya devam edeceğinizi zannettiniz.
Bir kulübün, bir takımın en büyük erozyonu tarihsel kimliğinden ve varlık nedenselliklerinden kopuş ile başlar... Bunun en birincil göstergelerinden birisi tarihsel stad isimlerinden para ve siyasetin etkisi uğruna vazgeçmektir. Diğeri transfer politikaları ve özdeğerlere değer vermemektir. Çünkü nelerden vazgeçtiğin nereye yöneldiğini, nelerden vaçgeçmediğin varlık nedenini belirler... Siz Avni Aker adının sadece bir kişi ismi ve bir stad adı olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Bazı adlar sizin hayatta varolma biçiminizi açıklarken, amacınızı ve o amaca ilişkin duruşunuzu belirler. Çünkü kurum, yapı adları sadece ad değil, tüm tarihinizdir.
Endüstriyel futbol, sizin her şeyden vazgeçerek başka bir takım ve kulüp olmanızı isteyebilir.
Direnerek içinde yer alabildiğiniz sürece size saygı duyar. Aksi halde sizi, siz olmaktan çıkarır. Oyunu kuralına göre oynamak başka, oyunun bir parçası olmak başka, seneryoyu yazmak çok başka şeylerdir.
Siz yeni bir senaryo yazmış bir kulüp ve takımdınız. Allahaşkına bundan neden ve niçin vazgeçtiniz. Şenol Güneşin yeri ve anlamı başka, Avni Aker adının anlamı ve yeri başkadır.
Bunu göremiyor musunuz?
İstatistikleri ve reklamları gör
Tüm ifadeler:
Yeni Nesil, T.c. Necdet Ceylan ve 11 diğer kişi
4
1
Beğen
Yorum Yap
Paylaş

Etiketler: ,

15 Mart 2024 Cuma

SUUDİ ARABİSTANDA 2024 YILI İTİBARİYLE SOSYAL DEĞİŞİMİN ANLAMI ÜZERİNE

Son günlerde Suudi prensi Prens Selman'ın bazı sözde demokratik ılımlı demeçleri ve Suudi Arabistan'da gerçekleşen güzellik yarışması gündem oldu.

Dahası ezan ses desibellerinin kısılması, sosyal yaşama ilişkin laiklik çağrışımlı demeçler ve kural esneklikleri gibi pekçok emare, bir değişim olduğu ama bu değişimin yapay olup olmadığının belirlenmesi bağlamında henüz çok erken olduğudur.

Pek çok insan, farklı yorumlar yaptı.. Söylenmemiş sözleri söylenmiş gibi abartarak lanse ettiler. Bu bağlamda laiklik ve seküler yaşam biçimi üzerine çeşitli görüşler ileri sürüldü. Örneğin "Arapların laikliğe yönelik açılımlarına karşın Türkiye'nin giderek laiklik karşıtı ve seküler hayattan uzaklaşma üzerine muhalif ama düzeyi sınırlı değerlendirmeler yapıldı.

Hemen belirtelim, güzellik yarışması ve benzeri bir takım olay ve olgular, bir toplumda ve bir ülkede gerçek anlamda laikliğin göstergesi olan uygulamalar değildir.

Bunun için daha doğrudan ve daha özgürlükçü aklın ve o aklı kullanmayı sağlayan ve gerektiren bir sistemin ve düzenin inşası gerekir.

Suudi Arabistan gibi ülkeler gerçek anlamda burjuva demokrasisi dahi olsa, bir demokratik düzene ve laik bir sisteme geçemezler. Sonuçta krallık, sultanlık, prenslik gibi soy ve sülale sistematiği ile yürüyen yapılardır. Bu ülke daha bir kaç yıl önce başka bir ülke olan Türkiye'deki elçiliğine adam öldürüp, parçalara ayırıp yok eden bir ülke değil midir?

Lakin bakınız tüm bunlara karşın Prens Salman kadınların dinin gerektirdiği şekilde tıpkı erkekler nasıl davranıyorsa öyle davranarak yaşama katılacaklar türünden açıklamar yaparken bizde özellikle sosyal medya bu lafı alıp, "Bundan sonra Suudi Arabistanlı kadınların giyeceği kıyafete, sadece Suudi Arabistanlı kadınlar karar verebilir" şekline dönüştürerek pazarladı. Kim bu tür değiştirme ve dönüştürmelerden nasıl fayda sağlar bilinmez ama gerçek olan şu olsa gerektir;

Kapitalizmin bekası genişleyebilmektir.. Sermaye yayılamazsa çöker... Toplumun yarısını oluşturan nüfusun hapsedildiği katı köktenci dinsel düzen buna engel, dolayısıyla tüketimi, dolayısıyla tiketeni artmak zorunda sistem...

Kölelik neden son buldu sanıyorsunuz.. Kapitalizm yani sömürü sistemi, "artık değer" üzerinden kâr amaçlı işleyen ekonomik sitem olan kapiyalizmde üretilen mal tüketilmek zorundadır. Köleleri tüketen kılmak gerekir. Bunun için de kölelik olmaması gerekir. Kölelleri yemek, içmek, barınmak gibi temel ihtiyaçlarını tüketebilecek hale getirmek gerekir... Bunun içinse öncelikle köleler amele, ırgat, işçi haline dönüşecek bir takım üretim ve tüketim ilişkileri sonucu tüketen ve tüketmek için satın alan, satın aldıkları mallara işgıçlerinin bir kısmını bedava ilave ederek malı daha karlı hale getirilmesini sağlamak gerek. Çünkü pazar olmazsa kapitalizm olmaz. Pazar, piyasaya ancak tüketici ve tüketmek için programlanmış kitlelerin varlığı ile dönüşebilir.

Velhasıl köleliğin kaldırılışı kapitalizme geçişin ön safhaları ve önceli olan hayat düzeninin ekonomik ablamda yeniden düzenlenmesi ile gerekli olmuş bir sosyo ekonomik evrimdir. Köleliğin kaldırılışı ne köle isyanı ile ne de köleliğin son bulması için çabalayan insanlar sayesinde olmuştur. Kölelik, ücretli köleliğin yeni ekonomik düzen gereği olması gerektiği için bitmiştir. Bazı şeyler bazı şeyler için bitmek zorundadır. Mülkiyet sahiplerinin kölelik düzeninde mülkiyet sahibi olmalarının pek bir anlamı kalmaması üzerine bitmek zorundaydı..

Arabistan'da kapitalizm sarmalında kendi petro-dolarları ile dahil olmuş ama yine de arzu ettiği kabuki görememiş ve kapitalizme entegre olamamış bir pazar ülkesidir. Sözkonusu sözde açılımları elçiliğinde adam doğrayarak yok eden bir ülkeden, güzellik yarışmaları yapacak kadar değişmiş daha batılı ve saygın bir ülkeye benzeywrek evrilme gidişatı bir itibar meselesinolsa gerekir. Savaş araçları, lüks yatlar, arabaların tüketimi batı sermaye sınıfı için yetmez. Tüketim toplumu özelliklerini daha yabana yaymak ve kültürün bir parçası kılmak da gerekir.

Kapitalizm kendi sıkışmışlığını ve krizlerini bazen kendine benzeterek, bazen birilerinin birilerine benzeterek, bazen kendini onlara benzeterek ama illa ki "benzeterek" aşmayı becermiş bir ekonomik işleyiş döngüsüdür sonuçta.

üm ifadeler:

Etiketler:

HALK

    Halk masum değildir.

Masumluk başka bir şeydir.
Çaresiz kalınca masum, çaresizlik ve çözümsüzlük bitince, deli Dumrul misali bir kitledir halk dediğin.
Halk yeri gelince acımasız, yeri gelince ihanet edendir.
Şu bizim romantik solcuların anlamadığı bu..
Sağcılar halkı daha iyi bilir örneğin.
Çünkü halkın kendisidirler.
Solcular bu konuda başka alemlerde yaşarlar. Sağcılar ise halkın bizatihi kendisi olarak içindedirler.
Halk her yola gelendir.
Her yola gelenden umut etmek, umutlu olmak beyhude bir çabadır.
Duruma ve koşullara göre değişir.
Lafı sınıfa getireceğimi sanıyorsanız yanılıyorsunuz.
Sınıf da halkın bir bölümü ve bir katmanıdır... O kadar...
Özetle gelir seviyesi artmadıkça, gelir seviyesine paralel eğitim düzeyi ve kalitesi artmadıkça emekçi sınıfından da hiç bir hayır çıkmaz...
Köylüsü, işçisi, dargelirlisi, memuru özgür ve bağımsız akıl aşamasında gelişme kat etmedikçe, kazanç ve kayıp muhasebesi yapamaz.
Yapmadıkça da demokrasi çok uzak bir ihtimaldir.
İstatistikleri ve reklamları gör
Tüm ifadeler:
Ahmet Bedia Uzun, Zekai Pekerbaş ve 7 diğer kişi
1
Beğen
Yorum Yap
Paylaş

Etiketler: