28 Temmuz 2014 Pazartesi

" İYİ İNSAN - VİCDANLI İNSAN "

Genel olarak vicdansız cahilden katil, vicdansız okumuştan hırsız çıkar.
Yani asıl dert vicdansızlıktır...
Lakin vicdanlı insan yetiştirmek diye bir şey yoktur. Vicdan zamanla edinilen göreceli bir duygudur. Akıl ve kültürel genlerle yakından ilgilidir.  
Aslında "iyi insan" yetiştirmek diye bir şey vardır. 

İşi vicdana bıraktığımız an bittiğimiz andır. Çünkü vicdan işin içine girdiğinde seküler yaşamı metafizik kural ve ilkeler ile düzenleme başlar. Söz konusu kurallar ve ilkeler dünyevi ve evrensel olmaktan çok bireysel ve subjektif olmak zorundadır. Çünkü "doğru" ve "iyi" olanı belirleyen göreceli bir bir yada bir kaç gücün tahakkümüne kalır. Hepsinin de referansı Tanrıdır. Oysa Tanrı asla böyle bir düzen ve böyle bir dünya yaşamı öngörmemiştir. Bu Tanrı adına hareket ettiğini sanan ve söyleyenlerin "güç sahibi" olmaktan başka derdi olmayanların işidir. Kaos, adaletsizlik ve zulüm üretir.
Vicdan insanın içsesidir. Ama hayat birilerinin içsesine bırakıldığı anda lütuf düzeni egemen olmaya başlar.
İyi insan doğal olarak vicdanlı insandır. Ya da vicdanlı olmasına da gerek yoktur. Çünkü iyi olan iyi işleyen bir düzende vicdana gerek de yoktur. 
Vicdanlı insan da elbette iyi bir insandır. Ama buradaki iyilik göreceli ve işi şansa bırakan bir anlayışın ürünüdür ki, bundan birçok insan hiç fayda sağlamaz ve tarih boyunca da sağlamamıştır. İyi işleyen bir yaşamı vicdanlı insanlara bağlamak büyük bir hatadır.
İyi insanı yetiştirerek iyi bir yaşam kurmak daha mümkün iken neden "vicdanlı insan" beklentisi ile ya da birilerinin vicdanlı olmasını bekleyerek yaşam düzenlemek büyük kaos ve adaletsizliklerin temel nedenidir.
Dünyanın, özellikle de geri kalmış ve gelişme çabasındaki toplumlarındaki açmazların temel nedeni budur.

Geri kalmış ve gelişmekte olan ülkelerin eğitim sistemine baktığınızda oralarda "iyi insan" yani kurallara ve ilkelere uyan, araştıran ve sorgulayan seküler dünya insanı yetiştirilmediğini, daha çok dindar dolayısıyla da sözüm ona vicdanlı insan yetiştirmeye odaklı bir eğitim modeli görürsünüz.
Bu inançlı olmaya karşıtlıktan ziyade, inançlı olmanın dünyeviliği ile ilgili sorunsala bir karşıtlıktır. İnsanların dindar kılınarak onların adil ve vicdanlı olmalarını sağlamak asla mümkün olmamıştır.

Etiketler: ,

0 Yorum:

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

<< Ana Sayfa