MEMNUNİYETSİZLİKTEN NEFRETE DÖNÜŞEN MUHALİF DUYGU (AKP GERÇEĞİ)
Sizi iktidar yapan bir kitle ve hatta çoğunluk olabilir. Bu elbette bir şeydir.
Ama sizi iktidara taşımamış olan bir kitle de vardır. Bu da bir şeydir. Ve hatta eğer konu ve amaç demokrasi ise sizi iktidara taşımamış olan kitle çok daha mühimdir.
Burada başka bir konu daha var.
İster bir kişi, ister bir kurum ya da isterse bir düşünce olsun hiç fark etmez.
Söz konusu kişi ya da kurumdan memnun olmayanlar sayısal olarak artmıyor olabilir.
Lakin memnun olmayanların sayısının artmıyor olması başka bir şey memnuniyetsizliğin öfkeye, nefrete ve düşmanlığa dönüşmesi başka bir şeydir.
Asıl olan ve üzerinde önemle durulması gereken şey memnun olmayanların duygu ve düşüncelerinin nereye doğru evrildiğidir.
Bugün AKP iktidarına yönelik duygu ve tutumlar sadece memnun olmama değil giderek artan bir nefret ve öfke biçimini almıştır.
Çoğunluk sizi iktidara taşır ve orada tutabilir. Bu demokrasilerin ilk basamağıdır sadece.
Demokrasilerde asıl olan sizi iktidara taşımayanların size karşı tutumu sadece memnun olmama sınırında olmalıdır. Daha ötesi büyük bir problemin varlığına işaret eder.
Demokrasilerde iktidarlar kendisini iktidara taşımayanların da iktidarıdır. Dolayısı ile demokrasilerde asıl başarı ölçütü kendisini iktidara taşımayan kitleleri memnun edebilme becerisidir.
Ama AKP, ne yazık ki iktidarda kaldığı bunca zamandır kendisini iktidar yapan kitleler ile yapmayan kitleleri yapay olarak bir ayrımcılığa sevketmiş, bizden ve bizden olmayanlar stratejisini kendisini var etme yöntemi olarak kullanmış ve kullanmaya devam etmektedir.
Bu strateji sizi iktidar yapar lakin Türkiye'yi kucaklamanıza yetmez. Nitekim yetmemiştir de. Çoğunluğu çoğulculuğa dönüştüremedikten sonra, dahası memun olmayanları sayıca az diye ötekileştirip hatta birileri ile bir olup bir çok eziyetler edip onlarda bir nefret ve düşmanlık oluşturduktan sonra bir dönem daha iktidar olsanız ne olur olmasanız ne olur?
1980 sonrası Türkiye için öngörülen tarihi projeksiyon küresel dünyanın parçası olan, anti-ulusalcı, ılımlı İslamcı, postmodern Osmanlıcı BİR TÜKETİM TOPLUMUDUR.
Bu tarihi-toplumsal görev ve misyon ANAP ile başlayan ve onun ikinci etabı olan mevcut iktidar ile sürmektedir. Bu ikinci etap da bitmek üzeredir.
Sonuç olarak Türkiye toplumu hiç böylesine büyük bir sosyal bölünmüşlük ve ayrımcılık yaşamamıştır. ANAP dahi bu işi bu kadar ileriye götürmemiştir.
Etiketler: AKP


0 Yorum:
Yorum Gönder
Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]
<< Ana Sayfa