CEMAATLERE KARŞI OLMAMAK NE ANLAMA GELİR?
Baştan
söylemeliyim ki; Selahattin Demirtaş yaşam tutarlılığı, duruşu ve zaman, zaman
ortaya çıkardığı toplumcu bakış açısı ile saygınlığı olan bir kişiliktir. Bu
yazı onun kişiliği ile değil, oynadığı rol ve bir ifadesinden yola çıkarak
durum değerlendirmesini amaçlamaktadır.
Biliyorsunuz HDP Eşbaşkanı Selahattin
Demirtaş; “Biz cemaatlerin varlığına karşı değiliz, İnsanların dini inançlarını
cemaatler aracılığıyla yaymasına karşı değiliz. Dini cemaatlerin kendisi meşru
yapılardır" demişti.
Demirtaş’ın bu
ifadesi çok yadırganacağını sandığım bir ifade olmuştu. Çünkü uygar toplumlarda
cemaat türü yapılanmalar olmaz, sivil toplum örgütleri olur. Cemaat türü
yapılanmaların doğallığı şeyhler, şıhlar türü buyruk ve fetva kurumlarının da
doğallığı anlamına gelir ki; uygar ve toplumcu yönetim ve yaşam biçimlerine
ters bir oluşumdur bu. Bir arada olmaları mümkün değildir. Birisi varsa diğeri olmaz/olamaz.
Ama
yanılmışım. HDP'nin içinden veya dışından, diğer tüm Kürt hareketini
destekleyen muhalif gruplardan, yazar çizer takımından bir yadırgama ve bir
karşı duruş söz konusu olmadı. Olacaksa bile henüz olmadı.
Peki bu
durumda ben veya benim gibi çoğu "toplumcu ve sınıfsal bakış açısına sahip
muhalif" kişilerin aşağıdaki belirtildiği gibi düşünüyor olmaları hakkı ve
gerçekliği ortaya çıkmaz mı? Ayrıca ortaya çıkan söz konusu bu düşünceleri anlayışla
karşılamak gerekmez mi?
1. HDP, BDP ve
diğer öncelleri gibi öncelikle Kürtçü bir partidir.
2. HDP ve Kürt
hareketini destekleyen çoğu grup kadrocu ve biatçı bir yaklaşım içindedirler.
Lider durumundaki kişinin eleştirilmesi ve söylediğine karşı çıkılması söz
konusu değildir. (Erdoğan'ın her söylediğinin partili veya seçmenlerince kabül
görmesi ve alkışlanması ile bunun arasında ne fark vardır?)
3. HDP ve Kürt
hareketini destekleyen muhalif grupların birincil hedefleri sömürü düzeni,
kapitalizm ve feodalizm değildir.
4.
Feodalizmden kurtulmanın Kürt halkının en önemli ve en gerekli konu ve sorun
olduğu HDP ve ilgili muhalif gruplar tarafından kabul görmemektedir.
5. Türkiye'de
feodalizmin pratiğini oluşturan cemaatler, aşiretler, şeyhler ve şıhlar
olgusunun HDP ve ilgili diğer muhalif gruplar tarafından çözümlenmesi gereken
bir sorun olarak görülmemesi, özerklik ya da bağımsızlık durumunda nasıl bir
Kürt toplumu ve halkı amaçlandığını da ortaya koyacak niteliktedir.
6. Bu durumda
çoğu insanın Kürt hareketlerinin tarihsel süreci de göz önüne alarak temel
hedefinin ve mücadele alanının tamamen "Türkiye Cumhuriyeti"
olduğunu, Kürt halkının uygar ve laik bir toplum olması ile ilgili olmadığını
düşünmelerinden doğal ne olabilir ki?
Etiketler: Cemaat, Selahattin Demirtaş



0 Yorum:
Yorum Gönder
Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]
<< Ana Sayfa