AKP, CHP, MHP VE HDP TOPLUMCU PARTİLER MİDİR?
Önce toplumculuğa, tanımlardan hareketle bir bakalım;
1. İnsanların birlikte yaşayışlarında toplumsal adaletin
sağlanması için gösterilen her türlü çaba,
2. Her insana, insana yaraşır bir yaşam sağlamak üzere, kişiler ve
sınıflar karşısında topluma üstünlük tanıyan görüşler, üretimi devletin
düzenlemesini ve üretim araçlarının kamulaştırılmasını savunan öğreti,
3. Üretimde ve üretilenlerin dağıtımında tek tek kişilerin,
sınıfların değil, toplumun yararını göz önünde bulunduran toplumsal düzen,
4. Üretim araçlarını kamusal iyelik altında bulunduran, bu yolla
ekonomik etkinliklerde kâr yerine insan gereksinmelerini en iyi biçimde
karşılamayı amaçladığını savunan toplum düzeni,
5. Böyle bir düzeni savunan toplumsal-siyasal öğreti,
6. Kapitalist toplumlarda egemen sınıfların, sınıf bilincinden
yoksun insanlar üzerinde üstünlük sağlaması ve onları sömürmesi üzerinden
meşruluğunu sağladığını savunan doktrin.
Barajı geçerek meclise girecek olmaları bakımından sözü edilen
dört partinin görüleceği üzere "toplumculuk" tanımlarından hareketle
"toplumcu birer parti" olmaları ne olası ve ne de olanaklıdır.
Çünkü tüzük, program ve seçim broşürlerinde bu tanımların içini
dolduracak somut göstergeler söz konusu değildir. Sadece 1.maddedeki tanıma
atıf yapılan ifadeler vardır. Ancak birinci maddedeki "toplumsal
adaletin" aslında nesnel koşullar ve ekonomik eşitlik düzleminde bir
adalet anlayışı olduğunu belirtmemiz gerek. Çünkü adalet muğlak ve salt yasalar
önünde eşit olma sözü ile sağlanan bir olgu değildir.
Bu durumda bu partiler toplumcu değillerse "neci"dirler?
Ve bu durumda neyi ve kimi temsil etmektedirler? Bir parti toplumcu değilse
"neci" olabilir?
Özetle kandırılıyoruz... Sorarsanız hiç birisi toplumcu değiliz demeyeceklerdir
ama toplumcu olmanın ön koşullarının parti tüzük ve programlarında olmamasını
da açıklayamayacaklardır. Kesin ve net olarak kandırılıyoruz.
Daha somut bir örnekten yola çıkarak söz konusu partilerin
toplumcu olup olmadıklarına bir daha bakalım; Söz konusu dört partiden hangisi
iktidar olduğunda aşağıdaki maddeleri uygulayacağını taahhüt edebilmekte ve
bunu ve seçim programında yazılı olarak ifade edebilmektedir?
1. Su, elektrik ve haberleşme gibi temel hizmetleri verenler başta
olmak üzere, kamu kuruluşları sermayeye peşkeş çekilmeyecektir.
2. Sağlık, sosyal güvenlik ve eğitim özelleştirilmeyecektir.
3. Yerli tarıma verilen destekler arttırılacak, ülke tarımı
kendine yeter hale getirilecek, tarımda ithalata son verilecektir.
4. İşçi sınıfının örgütlenmeleri arttırılacaktır.
5. Çalışanların ve ücretlilerin, ücret ve maaşları yoksulluk
sınırının üstüne çekilecektir.
Görüleceği üzere toplumcu olmak toplumcu uygulamaları hayata
geçirebilmeyi söylemekten ve son tahlilde hayata geçirebilmekten geçer. Söz
konusu partilerin içinde böylesi bir parti yoktur. O halde bu partilerin hiç
birisi gerçek/nesnel anlamda toplumcu bir parti değildir. Çünkü toplumculuğun
ön koşullarını yerine getirmekten, getirmeyi garanti etmekten çok uzaktırlar.
Bakınız toplumcu olmayan hiç bir parti nesnel olarak topluma
arzulanan yararı sağlayamaz, sağlayacak önlemleri ve uygulamaları
gerçekleştiremez. Ama buna rağmen söz konusu dört parti, geniş toplum
kitlelerinin oylarını alacaklardır.
Ta ki, toplumun "toplumculuk" talepleri ortaya çıkıncaya
kadar. Peki, toplumculuk talebi kendiliğinden ortaya çıkar mı? İşte bütün
mesele de buradadır.
Etiketler: AKP, CHP, HDP, Toplumculuk


0 Yorum:
Yorum Gönder
Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]
<< Ana Sayfa