GİDEREK KAYBEDEN KADIN ve BİR YANILSAMA 1
Bir ülke düşünün 70 yıldır "kadın erkek eşitliğini" çok önemsemeyenler ve göstermelik olarak ifade edenler tarafından yönetilmiş.
Ve bir ülke düşünün, Son 13 yıldır, kadın-erkek eşitliğine inanmayanlar ve dahası bunu açıkça ifade edenler tarafından yönetiliyor.
Ve bir ülke düşünün, Son 13 yıldır, kadın-erkek eşitliğine inanmayanlar ve dahası bunu açıkça ifade edenler tarafından yönetiliyor.
Tarihsel süreçte ve özellikle son 13 yıldır istikrarlı ve sıçramalı bir şekilde artan cinsel suçlar ve kadın cinayetleri kadını ikincilleştiren söylemler ve sisteme entegre edilen algılar dışında hangi tesadüf veya hangi nedenlerle açıklanabilir ki? Ya da açıklanacak başka hangi gerekçeler doğru olabilir ki?
"Kadının korunması", "kadına sahip çıkılması", "kadının kollanması" gibi laflar yeterince incitici ve kadını ikincilleştiren tavır ve davranışlar bunu sistematize etmenin nedenselliğini ve sonucunu yansıtmaktadır.
Hiç lafı dolaştırmaya gerek yok.
Cinsiyet kimliği açısından ERKEĞİ KADINDAN ÜSTÜN TUTAN ZİHNİYET DÜŞÜNCE, GÖRÜŞ, GELENEK, GÖRENEK VE İNANÇ TEMELİNDEKİ TÜM REFERANSLAR SONUÇ OLARAK KADINI KAMUSAL DÜZENDE MÜLKİYET VE ÜRETİM İLİŞKİLERİNDE "ERKEĞİN VERDİĞİ VE YETERLİ GÖRDÜĞÜ DÜZEYDE" BİR ROL SAHİBİ YAPMAKTADIR.
Örneğin bir tane bakan, üç beş milletvekili, bir kaç bürokrat ile göstermelik roller verilen kadınlar, üstelik de erkeklerden farklı bir bakış açısı getirmeyen kadınlardan oluşmaktadır.
Etiketler: kadın
Toplumcu Öğretim / İsmail Topkaya tarafından gönderildi @ Mayıs 08, 2015
0 Yorum



0 Yorum:
Yorum Gönder
Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]
<< Ana Sayfa