Doğa ve İnsan Üzerine 3
KURTULUŞ DOĞADIR,
KURTULUŞ BÜTÜNÜN ANLAMLI BİR PARÇASI OLABİLMEKTİR.
İnsanoğlunun doğayı bozmadan, doğa ile bütünleşerek yaşayabileceği,
ve doğanın estetiğini kendi estetik değerlerinin temelini oluşturacağı
bir dünya mümkündür aslında.
Ama bunun için;
1. Kapitalizmin "gölgesinden yararlanmadığı ağacı kestiği" gerçeğinin değişmesi ya da kapitalizmin yok olması,
2."Aslolan dünyayı değiştirmektir" diyen Materyalizmin "Aslolan dünya ile bütünleşerek dönüşmektir" demek istediği şeklinde anlaşılması ya da yeniden yorumlanması gerek.
Çünkü tüm insanlığın kurtuluşu doğaya dönmektir.
Doğaya dönmek aslında insanın kendine dönmesidir.
Doğada her şeyi bulur insan, dolayısı ile kendisini de bulur. Kendisini bulan insan anlam kazanır, çünkü bütünün bir parçası olduğunu algılar ve sorun biter.
İnsan doğanın bir parçasıdır. Bütünün parçaları birbirini tamamlar, birbirine hükmetmez. Bütünün bir parçası diğerine hükmettiği an bütünün, bütün olmaktan çıktığı andır.
Acıların sona ermesinin biricik yolu, insanoğlunun tek ve egemen olmaktan vazgeçecek kadar geliştiği andır.
Akıl şimdiki insanda var olan değildir. Akıl aslında bütünü tamamlayan en işlevsel parça olabilmek becerisidir. Dolayısı ile yaşadığımız tüm sorunsallara ilişkin ne varsa aklın egemen olmak için kullanımından kaynaklanmaktadır.
İnsan aklının bütünün anlamlı bir parçası olmaya yönlendirilmesi ile bütün dertler sona erebilecektir. Lakin o gün geldiğinde doğanın durumu ne olacaktır ve nasıl olacaktır orası meçhuldür.
Akıl bir gölden, bir dağdan, bir nehirden daha önemli ve güzel değildir.
Akıllı olmak, parçadan ayrılmayı ve hükmetmeyi haklı çıkarmaya asla yeterli değildir. Ve gerekli de değildir.
Akıllı olmak bütünden yani doğadan ayrılıp ona hükmederek acı ve mutsuzluk doğurmak değildir.
İnsanın kurtuluşu doğadadır.
Doğanın işlevsel bir parçası olmaktadır.
Adalet ve ahlak ise doğanın kendi içindedir.
Ama bu adalet asla "güçlülerin ahlakı ve adaleti" değildir. İnsanoğlunun tek yanılsaması da işte tam buradadır. Doğanın adaletinde vahşiliğin ve güçlü olanın kazandığı temeli üzerine var olduğunu sanıyor olmasındadır. Oysa öyle değildir. Bütünün akıllı bir parçası olan/olması gereken insanoğlunun çözmesi gereken tek önemli paradoks da sadece budur.



0 Yorum:
Yorum Gönder
Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]
<< Ana Sayfa