Dünya örneğinde "sembolik dini okullar modeli" ve "laik okullar modeli" olarak kabaca ve genel bir sınıflama ile ifade edebileceğimiz durum bizde en son;
Dindar olmak, inançlı olmak başka bir konu, İmam Hatip Okulları Eğitim Modeli ise apayrı bir konudur.
Seküler eğitim modelinden dinsizler, inançsızlar çıkmayacağı gibi, imam hatip eğitim modelinde de dindarlar ve inançlılar çıkmıyor. Bu ulusal ve evrensel bir konudur.
Halk ve bazı okumuşlar bu eğitim modellerini dindar veya dinsiz nesil yetiştirme üzerinden tartışırlarken, asıl neden ulusal düzeyde birilerinin egemenliğini sağlamlaştırma, bağlı ve işbirlikçi sermaye grupları oluşturma gidişatının uluslararası düzeyde ABD kılavuzluğundaki çok uluslu tekellerin ve finans kapitalin emperyalist dönüşüm ve devamının da bir gereğidir.
Mesele dinsizlik ve dindarlıktan zemininde tartışılacak bir eğitim modeli ve programları değil, neden sonuç ilişkileri mantığı kuramayacak bireylerden oluşan devasa bir tüketim toplumu oluşturma diyalektiğine bağlı işbirlikçilik meselesidir.
Mevzu gerçekten çok başkadır.
Lakin "yeni Türkiye"nin eğitim modeli, eğitim programları ve ders içerikleri size her şeyi anlatabilecek şekilde değişmektedir. Hem de anaokulunda üniversitelere kadar.
0 Yorum:
Yorum Gönder
Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]
<< Ana Sayfa