27 Nisan 2015 Pazartesi

FARKINA VARMAK İLK DEVRİMCİ EYLEMDİR



Bütün İnsanlar yaşamları boyunca bulundukları coğrafyanın ve toplumsal yapının gerektirdiği gibi hisseder, gerektirdiği gibi düşünür ve gerektirdiği gibi davranırlar. Ve sanırlar ki, başka türlüsü asla mümkün değildir. Ve üstelik çoğu da yaşadığı coğrafyada ve toplumda başka türlü hissetmenin, düşünmenin ve davranmanın mümkün olabileceğinden dahi habersizdir.

Oysa söz konusu coğrafyada ve toplumda alışılagelen hissetme, düşünme ve davranma dışında da hissetmek, düşünmek ve davranmak mümkündür. Üstelik çoğu zaman da o coğrafyaya daha uygun olandır.

Gelenekler, töreler, alışkanlıklar, teamüller, kurallar, yasalar ve benzeri tüm dayatmaların çoğu coğrafyanın yani doğanın gereklilikleri değildir. Bunu çözümlediğimiz an toplumsal gereklilik olarak dayatılanların çoğunun toplum için değil "topluma egemen olmanın gereklilikleri" olduğunu anlarız.

Sonuç olarak bize yüzyıllardır özellikle yerleşik toplum ile başlayan süreçte dayatılanların çoğunun coğrafya ve toplum ile ilgili olarak, coğrafyaya hakim olmak ve coğrafyadaki toplumu yönetmek üzerine kurgulanmış "gereklilikler" olduğunu anladığımız an "farkında" olduğumuz andır.

Farkına varmakla başlar her şey.

Etiketler:

0 Yorum:

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

<< Ana Sayfa